
Gazi Abdullah GAZİOĞLU yazdı
Ekim…Türkiye’nin son 43 yılına mal olan, binlerce şehidimizin ve gazimizin kanını akıtan terör belasından kurtulmak için tarihi bir adım atıldı. Adına “Terörsüz Türkiye” denildi. Biz şehit yakınları ve gaziler, bu süreçte yetkililerin gelip bize bu hamleyi anlatmasını, fikrimizi sormasını bekledik.Bekledik… Çünkü bu mesele bizim için yalnızca bir güvenlik meselesi değil; kan davasıdır.Biz bu ülkenin birliği, beraberliği ve bütünlüğü için canımızı ortaya koyduk. Teröristler bu devleti yıkmak için uğraştı, bizse yıktırmamak için bedel ödedik. O bedel; verdiğimiz evlatlarımız, eşlerimiz, kaybettiğimiz kollarımız, bacaklarımızdır.2008’de Aktütün Karakolu basıldığında, 17 kahramanımız hainlerin postalı değmesin, Türk bayrağı inmesin diye gözünü kırpmadan canını verdi. Bizler Gabar’da, Bingöl’de, Şemdinli’de, Tunceli’de binlerce şehit verdik, binlerce gazi olduk.Öyle bir yerdeyiz ki… Yine emir gelse, gaziler koşa koşa şehit olmaya gider.Öyle bir yerdeyiz ki… Bizim canımız yandı, başka annelerin yüreği yanmasın istiyoruz.Taş duvarları yıkılmış, sıvası dökülmüş ocaklara bir daha ateş düşmesin istiyoruz.Bizim gayemiz hamaset değil, siyaset hiç değil.Ama hassasiyetlerimiz göz ardı edilmesin.Bugün de şu soruların cevabını arıyoruz
:• Anayasanın ilk 4 maddesi ve 61. maddesi korunacak mı?
•3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu gündeme gelecek mi?
• TCK 221 Etkin Pişmanlık hükümleri nereye kadar işletilecek?• Umut hakkı, terör suçlularına verilecek mi?• Terörist yöneticiler ve suça karışanlar nasıl değerlendirilecek?
• “Rehabilitasyon” ve “topluma kazandırma” kavramları ne anlama gelecek?
• Bunun adı Terör Sorunu olarak kalacak mı?
• Şehit aileleri ve gazilerin durumu ne olacak?
• Ölü ve Yaralı teröristler Ülkeye gelecek mi?Bu konuların tartışılması bile şehit gazi camiasında derin yaralar açmaktadır.
Yıllar önce uzman çavuşken askerlerime hep şunu anlatırdım:“Bu terör, bir özgürlük hareketi değildir. Bu ülkede herkesin seçme, seçilme hakkı var. Her bölgeden Cumhurbaşkanı çıkabiliyor. Ama teröristler, dönem dönem farklı kisveler altında İsrail’in, Amerika’nın ya da Türk devletine düşman olan kim varsa onların aparatı olur.”Bugün Suriye’de yaşananların perdesi aralandığında gerçek net olarak görülüyor: İsrail’in Arz-ı Mev’ud hayali… Bu bölgede, İsrail’e ileri karakol olacak ve ona hizmet edecek küçük bir devletçik kurma arzusu.Evet, devletimizin bu terör belasından ülkemizi kurtarmak istediğini hissediyorum. Ancak bu süreç; yeni toplumsal yaralar açmadan, sosyolojik sorunlara sebep olmadan yürütülmelidir. Üçlü saç ayağı doğru kurgulanmalıdır: Güvenlik, adalet ve toplumsal hassasiyet…Bizim isteğimiz basit: Bu mesele, imparatorluk bakiyesi Türk devletine yakışan kararlı bir duruşla, kendi göbeğimizi keserek çözülsün.10.08.2025
Gazi Abdullah GAZİOĞLU
